Verdiler önüme bir daktilo ve şaryo dedim!

Şu dönemlerde gerek lise gerekse üniversite öğrencileri arasından staj dönemleri gelenler bir kıpırdanmaya ufaktan paniklemeye başlar.

Ben 100 yıl staj yapmış bir insan evladı olarak stajyerin halinde çok iyi anlarım. Lise stajıma takriben 1 sene önce başlayıp bitmesi gereken sürenin sonuna da 2 sene daha eklemiştim.

Cevval bir gençtim, elime tutuşturulan her işi eksiksiz yapardım. Nasıl eksiksiz aklınız almaz. Durun, anlatayım;

Kapalıçarşı’da bir kuyumcuda staj yapıyorum, kocaman bir hanın buz gibi, pislik içinde bir ofisinde 3-4 muhasebecinin yanına verdiler beni. Okurlarsa da kusuruma bakmasınlar ama orta doğu ve balkanların en itici karı-kocası. Karı koca olduklarının adamın dedikodusunu kadına yaptığında anlamıştım ki aman aman. İşe girdiğim ilk gün tabi ki masam falan yok yemek yediğimiz masaya oturttular beni önüme de Nuh devrinden kalma bir daktilo bir sürü de tasarruf teşvik formu verdiler neyse gençler bilmez, öyle tuhaf bir şey.

Oturdum önümde daktilo, formu koyuyorum dolduracağım, G tuşu çalışmıyor ama ben bunu bilmiyorum, yazıyorum yazıyorum G tuşuna basınca abidik gubidik bir işaret çıkıyormuş. Ben de ilk günüm şov yapacağım ya 10 parmak yazıyorum şıkır şıkır satır sonlarına gelince artistik bir hamlede ŞARYO diyerek atıyorum başa. Formu bir çıkardım bütün G’ler bozuk. Sen G’sin ya neden her kelimede geçmişsin anlamadım. Haydi taktık formu yeniden yazıyorum, bu sefer tek tek vurup tuşlara G’yi boş geçip sonra çıkarıp siyah kalemle G yapıyorum vs. Formları bitirdiğimde akşam olmuştu. Bu arada yanlış yaptığımı söylemedim, hatalıları 10′ a katlayıp kot cebime sokuşturdum. Tamam dedi Müdür şimdi git bunu Ziraat Bankasına ver. Yarın da diğerlerini yazarsın. Diğerleri mi??!!!??? İyi güzel de elimde 1 tane bile boş form kalmamıştı. O an ölüyorum zannettim. Çemberlitaş Ziraat Bankası’na gittim. Kadına ağlamaklı gözlerle formları teslim ettim. Uyuz bir tahakkuk verdi elime. Titreyen sesimle dedim ki bana bu formun boşundan lazım nerede satılıyor. Git dedi şu kapıdan gir oradan al pıt pıt ürkek adımlarla girdim kapıdan baktım destelerce form. Hazine bulmuş gibi oldum o an baktım cebimde var 3-5 bir şey tamam dedim en azından ziyan ettiğim kadar alayım. Allahın kağıdı kaç para olacak ki? Aldım bir kaç tane geldim, dedim kaç para? flegngklvgn dedi, anlamadım tabi ne kadar dedim bir daha? Parasız kızım parasız dedi! O anı size kelimelerle anlatmam mümkün değil, hemen süzüldüm odaya doğru, montumun içini yaklaşık 1000 tane form ile doldurup, usulca aktım dışarı. Nasıl mutluyum düşünebiliyor musunuz?

Ertesi gün de beni Hocapaşa Vergi Dairesine gönderdiler. Dediler ki bak kızım bu muhtasar beyanname bunu vereceksin, sonra sıraya girip tahakkuk servisindeki yazıcıdan çıkan tahakkuk fişini alacaksın. Tamam dedim, gittim verdim lanet olası muhtasar zıkkımını. Geçtim tahakkuk servisine bekliyorum. Nokia’m ile yılan oynuyorum arada ama gözüm hep yazıcıya. Zaten yazıcının kendini unutturması na-mümkün zira haykırıyor, böğürüyor, anırıyor. Aha! Baktım yazıyor, memur işlemiş hepsini, arka arkaya geliyor tahakkuklar. Durur mu Gülsün? Asla! Hemen topladım, ne gelse alıyorum, durmuyor yazıcı, durmuyor, belli periyotlarda yırtıp yırtıp alıyorum. Baktım durdu, topladım hepsini gittim ofise. Büyük bir gururla verdim. Evet tahakkuku almışım üstelik o gün beyanname veren tüm şirketlerin tahakkuklarını!!! Eeee size eksiksiz iş yaparım demiştim. Sonra paşa paşa gidip çaktırmadan milletin tahakkuklarını bırakmıştım.

Ama sonra Hocapaşa, Çemberlitaş, Unkapanı İşkur benden sorulur oldu. Memurlarla yemek bile yedim bilemiyorum artık gerisini siz düşünün. Aldım, yürüdüm.

Bu sene de geçmişin intikamını almak için 10 stajyer arkadaş alacağım… :)

Be Sociable, Share!

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>