İnsanın da yemeğin de ağır ağır pişmişi makbul şu hayatta :]

Sabun köpüğü insanlar, firmalar, ürünler..

İnsanın da yemeğin de ağır ağır pişmişi makbul şu hayatta :]

Özgeçmiş incelerken, yeni tanıştığım insanlarla sohbet ederken bazen en olmadık yerlerde, televizyonlarda ünlüleri izlerken sabun köpüğü insanlar her yerdeler..

Elime geçen Dış Ticaret Operasyon Uzmanı özgeçmişinde 1992 doğumlu arkadaşımız ”uzun yıllar” yöneticilik yapmış olmakla beraber, kurumumuzda çalışmayı çok istediği için ”uzmanlık”  da yapabileceğinden bahediyor. Haftasonu denk geldiğim bir grup öğrenci içinden bir tanesi ‘Staj süresinde İK’nın tüm süreçlerine ”hakim olduğu için” mezun olunca asistanlık ya da uzman yardımcılığı değil doğrudan uzman pozisyonlarına başvuracağını söylüyor. Kuvvetle muhtemel bir çoğumuzun adını dahi bilmediği eski manken ”yeni sanatçı” kızımız çok sayıda teklifin olduğunu ama şimdilik sinema değil, daha uzun soluklu olacağı ve sanatını daha geniş kitlelere icra edebileceği için dizi projelerine açık olduğunu anlatıyor. Patronun kuzeni Ayşe’den olma, sonradan görme delikanlı ise kurmaya çalışılan İk sisteminin tamamen yanlış olduğunu Mali İşler’de ki sıkıntılı süreci rayına oturtunca İK’ ya da el atacağından bahsediyor.

Ne yazık ki gerek sosyal hayatımızda, gerek iş hayatımızda hatta ülkenin gittikçe kötüye giden medyasında da sabun köpüğü arkadaşlara çokça rastlıyoruz. Fakat en zoru ofistekiler olsa gerek. Atsan atılmaz satsan satılmaz, evlat olsa çekilmezler. Hele ki hasbelkader biraz yetki verilmişse ellerine değmeyin keyiflerine, vay sizin halinize..

Nispeten benim neslimin iş hayatına atıldığı 7-8 sene önce sistemin henüz bu denli bozulmadığı zamanlardı. Stajyerken çay kahve getirmekten, iş hayatına yeni atılmış tazeler olarak fotokopi çekiyor olmaktan gocunmazdık. Evrak takmak, sisteme veri girişi yapmak acizlik gelmezdi gözümüze. Şimdi düşününce hakikaten hiç birine pişman değilim. Ne çektirilen fotokopilere ne de sokaklarda kaybola kaybola geçen günlerime. (Bu arada inanın hiç kolay başlamadım iş hayatına.. Bkz: … :] Diyeceğim o ki insan hayatın içinde olgunlaşmak için pişmekten korkmamalı. Kaybetmeli, acı çekmeli, ders almalı, yeterince iyi anlamadığını düşünüyorsa o dersi tekrar almalı. Yanmadan, yapışmadan, için için en sağlıklısından pişmek. Hani usta tiyatrocular derler ya sahnenin tozunu yutmak işte o hesap, hayatın tozunu atabilmek için önce o tozu yutmak gerek. Emin olun o kadar da korkunç değil.

Be Sociable, Share!

    İnsanın da yemeğin de ağır ağır pişmişi makbul şu hayatta :]” üzerine 3 düşünce

    1. Şarabın bile yıllanmışı makbul değil mi? Acaba bu davranışlar y kuşağından mı kaynaklanıyor? Yani sabırsız olarak nitelendirilen y kuşağı çalışanları fazla pişmeden ,şarap misali yıllanmadan hemen bir yerlere varmak mı istiyor ?

      Halbuki bir yere varılmak isteniyorsa sağlam adımlarla ve sizin deyiminizle ağır ağır pişerek,şarap misali yıllanarak sonuca ulaşılabilir.

      Şair bile ” Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden ” dememiş mi ?

      Yazı için teşekkürler.

    2. Yazınız çok hoşuma gitti. Belirttiğiniz hususlar ne yazık ki şu an ki iş hayatının genel özeti. Herkes bir anda uzman yada müdür olmak istemektedir. Hatta artık yeni başlayanlar kısa bir süre çalışmadan sonra yoruldum dinlemem gerek deyip işden çıkıyorlar.
      Gerçekten herşeyi özümseyerek yavaş yavaş basamakları çıkmak belki bizi ileriye götürecek.
      Gününüz güzel geçsin,teşekkürler
      Saygılarımla;

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>