Hayat böyle, insanız değişiyoruz, değişmeliyiz

istiridye

Dün sevdiğini bugün sevmiyor insan
Dün inandığına bugün inanmıyor
Dün okuduğu kitap yarın ona çekici gelmiyor
Dün koşa koşa gittiği okulu/bölümü bugün hayatının pişmanlığı olabiliyor…

Örnekler o kadar çoğaltılabilir ki… Kabul edelim insan değişiyor, değişebiliyor ve bu çok olağan üstelik, her değişim olumlu yönde olmuyor, olamayabiliyor. Yani sigara içmeyen bir insan sigaraya başlayabiliyor, bugün içki içen bir adam yarın sokakta yürürken içki içenlere sövebiliyor. Her şeyini paylaşıp, en güvendiğin insan, eşin, sevgilin 3 gün sonra en azılı düşmanın olarak sürdürüyor hayatındaki varlığını.

Bu değişimleri olağan kabul etmek tek çözüm, evet dün çok sevdiğim işim bugün benim için ‘lanet olsun size evet dediğim güne’ ya da 1 sene önce deliler gibi aşık olduğum adam ‘lanet olsun seni tanıdığım güne’ olabiliyor eminim ki hepimizde de oldu.

Aslında işin tehlikeli ve akışı tıkayan yanı bu değişimlere aşırı direnmek, mesela; iyi giden bir ilişki yani iyi giden derken standart ilişki normlarına uygun, yani seviyorsunuz o da sizi seviyor, saygı da var, ufaktan tutku, anlayış vs. bir çok şey tuttu ama içinize sinmeyen bir şeyler var. Aslında çokta mutlu değilsiniz, mesela heyecan eksik ama siz sırf sevildiğiniz ve saygı gördüğünüz için vazgeçmiyorsunuz. Yani kalıbına oturmuşsunuz ama ait hissetmiyorsunuz. Sadece mevcut düzeni bozmaya cesaretiniz olmadığı için devam ediyorsunuz. Sonucu mutsuzsunuz.

tırtıl
Aynı örneği işiniz için verelim; makul bir şirket, maaşınız fena değil, ödemeler düzenli, çalışma saatleri de tamam, ortam idare edilemeyecek boyutta değil yani çalışsanız 30 yıl çalışırsınız ve kimse de size git demez bazen düşünüyorsunuz Türkiye şartlarında hiç fena değil zaten piyasa kötü her zaman olduğu gibi. Ama sizin istediğiniz başka şeyler var kariyer istiyorsunuz, esnek yan hak istiyorsunuz, mevki istiyorsunuz ne bileyim belki sahada olmak, işin mutfağında olmak daha aktif süreçlerde olmak istiyorsunuz, siz masa başı insanı değilsiniz. Gelin görün ki yine kendinize sizi orada kalmaya ikna edecek bir şeyler bulup değişimden kaçıyorsunuz. Sonuç mutsuz ve sıradansınız asla başarılı değil.

Dünya değişiyor, siz de değişin, risk almaktan korkmayın. Dün sevdiğiniz işi, eşyayı, adamı, kadını bugün de sevmeye devam etmek zorunda değilsiniz. Aradığınızı bulana kadar aramaktan korkmayın, elinizdeki ile yetinmeyin. Değişimin direneni değil parçası olun. Zor belki ama asla imkansız değil, istediğinizi bulduğunuzda da sıkı sıkı sarılın ama birgün ondan da vazgeçerseniz sakın kendinize kızmayın yine cesaretle yola koyulun. Çünkü insan ait olduğu yeri, evi, işi veya her neyse işte onu bulunca oradan kopamıyor. İki elle, kalpten tutunmadığınız hiç bir yer olmanız gereken yer değildir, şimdi bir bakın bakalım elleriniz ve kalbiniz dolu mu yoksa ucundan mı tutuyorsunuz?

Be Sociable, Share!

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>