Çalışırken Kaybolanlar

Dün akşam uzun bir aradan sonra iş  arkadaşlarım ile basketbol oynadım. Her ne kadar kondisyonum eskisini aratsa da sayılarım yerinde duruyordu : ) Bir ara kendimi o kadar kaptırmışım ki topu kapmak için yerden yere atarken buldum kendimi. Sabah uyandığımda bütün vücudun hamlıktan tutulmuştu.

Evin içinde robokop misali dolaşırken, acaba spor yapma sıklığımı arttırsam mı diye düşündüm. Böylece hem kaybettiğim kondisyonumu tekrar kazabileceğim, hem de iş ortamında tanıdığım arkadaşları farklı bir platformda görme, gözlemleme şansım olacaktı. Böylece hem daha sağlıklı olacak hem de iş arkadaşlarımla sonunda kimsenin kırılıp, kaybetmediği keyifli bir mücadele vermiş olacaktık.Gün içinde biribirimize yaşattığımız stresin acısını çıkarmanın daha keyifli ve zararsız başka bir yolu olamaz sanırım : )

Büyük şehirlerde çalışanlar kendilerine özel hayatlarına ne kadar zaman ayırabiliyorlar? Okumaya devam et

No pain no gain

Sabah hep aynı saate kuruyoruz alarmları. Bir sabah daha erken kalkıp kahvaltı edeyim ya da hava güzel yarın sabah da yolu uzatarak farklı bir yoldan gideyim diye düşünmüyoruz. Hatta arabaya bindiğimizde radyoda hep aynı frekans açık oluyor.  Her sabah aynı dj ve benzer esprileri ile dökülürüz yola.

Hep aynı giriyoruz ofislere, kartımızı okutup masamıza oturuyoruz.  Çoğu sabah aynı şeyleri yiyip, önce bir gazetelere maillere göz atıp sonra işe koyuluruz. Yazarken bir yandan da düşünmüyor değilim ‘ne yani bir sabahta ofise parande atarak mı girelim, ya da bu sabah kahvaltı da simit yerine sucuklu yumurta mı kıralım’ Yok aslında demek istediğim bu değil aslında her gün aynı şeyleri aynı ruh hali ile yapmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Değişik yollar, değişik tatlar, değişik müziklere ilerlemek ve gelişmek için ihtiyacımız var.  2013 değişim yılı olsun bir çoğumuz için, rutini bırakma yılı olsun.

Bugün Cuma ve karar aldığımız üzerine bugün günlerden Serdar : )

Bakalım bugün neler yazmış bize; Okumaya devam et