Çalışırken Kaybolanlar

Dün akşam uzun bir aradan sonra iş  arkadaşlarım ile basketbol oynadım. Her ne kadar kondisyonum eskisini aratsa da sayılarım yerinde duruyordu : ) Bir ara kendimi o kadar kaptırmışım ki topu kapmak için yerden yere atarken buldum kendimi. Sabah uyandığımda bütün vücudun hamlıktan tutulmuştu.

Evin içinde robokop misali dolaşırken, acaba spor yapma sıklığımı arttırsam mı diye düşündüm. Böylece hem kaybettiğim kondisyonumu tekrar kazabileceğim, hem de iş ortamında tanıdığım arkadaşları farklı bir platformda görme, gözlemleme şansım olacaktı. Böylece hem daha sağlıklı olacak hem de iş arkadaşlarımla sonunda kimsenin kırılıp, kaybetmediği keyifli bir mücadele vermiş olacaktık.Gün içinde biribirimize yaşattığımız stresin acısını çıkarmanın daha keyifli ve zararsız başka bir yolu olamaz sanırım : )

Büyük şehirlerde çalışanlar kendilerine özel hayatlarına ne kadar zaman ayırabiliyorlar?

Bütün gün çalıştıktan sonra,  işinden evine gidebilmek için belki kıta atlaması gerekenler hangi ara zaman bulacak ve akşam aktivitesi gerçekleştirebilecek? Günümüz çalışanlarının en büyük problemi bu olsa gerek. Akşamları saat 20:00  önce evde olmak imkansız bir çoğumuz için,  bir şeyler atıştırıp dışarı çıkmak ve ortak bir lokasyonda buluşup arkadaşlarla aktivite gerçekleştirmek saat 22:00′den  önce imkansız. Dolayısıyla eğlenmek ve ter atmak için yapılan aktivite bir anda strese, hatta kabusa dönüşebiliyor. Acaba bu sebeple mi her cadde ve sokak köşesinde fitness ve aerobik salonları  açılıyor? Her daim insanların yanı başında, fazla bir organizasyon gerektirmeden çantanı alıp ter atabileceğin salonlar mı günümüz insanın kurtarıcısı…

Belki de bu sebeple neredeyse her mahalleye içinde kafesi, restoranı hatta spor salonlarının olduğu avmler açılıyor. Kapalı alanlarda nefes almadan, çoğu zaman gün ışığı görmeden ve çoğunlukla negatiflik yüklenmiş alanlarda sosyalleşmeye başlıyoruz. Çoğumuz spor yapmıyoruz bütün gün çalıştığımız havasız ofislerden çıkıp sıkıntılı alanlarda eş dost buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Farkındayız ya da değiliz ama bulunduğumuz ortamlarda ki yapay hava, kalabalık ve gürültü günlük mesaimizin üstüne bir kat daha yorgunluk ekliyor. Sözde sosyalleşmenin ardından eve gittiğimizde 17:30 ‘da ofiste çıktığımızdan daha yorgun oluyoruz. Bunun çözümü nedir, neler yapılmalıdır hepimiz biliyor olsak da uygulamaya gelince yine büyükşehir keşmekeşine takılıyoruz. Dünyanın en güzel manzaralarından boğazın karşısında en sevdiğiniz dostlarla bir fincan çay içmeyeli bir sabah uyandığınızda çam havasını ciğerlerinize doldurmayalı ne kadar da uzun zaman oldu değil mi? Sanırım artık yerimizden kalkmanın zamanı geldi. 30′lu yaşlarla birlikte hafiften kendini hissettirmeye başlayan orta yaş bunalımı bize bulaşmadan kendimize doğa ve spor ile içiçe alanlar yaratmalı. Arada sırada ofisin penceresinden kafamızı dışarı uzatmalıyız. Arkadaşlarla yapılan spor aktivitelerini şirketin genel kültürüne angaje edebilmek için teklifler sunmalı ve bir an önce daha sağlıklı ve aktif bir yaşama geçiş yapmalıyız.

Bu haftasonu kahvaltısını gözünüzün gördüğü her yerin mavi ve yeşil olduğu bir yerde yapmayı deneyin. Bir simit ile de bunu yapabileceğinizi unutmadan… : )

 

Serdar Gülmez

https://twitter.com/serdargulmezz

Be Sociable, Share!

    Çalışırken Kaybolanlar” üzerine 1 düşünce

    1. Serdar Bey aman dikkat diyeyim, spor yapmak güzel ama aşil tendonu kopartırsanız tüm güzellikler uçup gidiyor, yanına zorlu bir dönem geliyor. Yaş ilerlediyse dikkatli olmak lazım.
      Umarım uyarımda geç kalmamışımdır.

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>