Bir Cumartesi Öykü’sü

Sevgi Pınarım, biricik kızım Öyküm’e bir öykü

Bir doğabilimci, araştırma yapmak üzere kent dışında kırsal bir bölgeye gider. Çiçek böcek derken vaktin nasıl geçtiğini anlayamaz. Çalışmasını tamamlayabilmek için geceyi orada geçirmeye karar verir ve Tanrı misafiri olmak için bir çiftçinin kapısını çalar. Beklerken, gözüne yan tarafta bulunan kümesteki tavukların arasında, onlardan daha büyük bir karaltı ilişir. Çiftçi onu konuksever bir şekilde karşılar ve ağırlar. Yemek yiyip sohbet ederler. Dönüp dolaşan laf kümesteki karaltıya gelir. Çiftçi onun kara bir tavuk olduğunu söyler. Doğabilimci ise onu daha çok bir kartala benzettiğinden bunu inandırıcı bulmaz. Sabah kahvaltıdan sonra birlikte kümesin yanına giderler. Doğabilimci çiftçiden onu dışarı çıkarmasını rica eder. Dışarı çıkarılınca doğabilimci tahmininin doğruluğundan emin olur. Çiftçiye onun bir tavuk değil kartal olduğunu söyler. Buna rağmen çiftçi kendinden emin bir şekilde aksini iddia eder. Bir süre kartalın diğer tavuklarla birlikte mısırları kıtlmasını izlerler. Sonra çiftçi iddiasını daha kesin bir şekilde kanıtlamak üzere kartalı yakalayıp havaya atar. Yere düşen kartal koşarak kümese kaçar. Doğabilimci şaşkın, çiftçi ise neşelidir. Doğabilimci tamamlayamadığı araştırmalarına dönse de kartalı aklından çıkarması mümkün olmaz. Bu halde çalışamayacağını anlar ve kümese döner, kapıyı açar, kartalı kucaklar ve koşmaya başlar. Bunu gören çiftçi de peşlerine takılır. Sonunda bir uçurumun kenarına gelinir. Doğabilimci kartalın kulağına eğilerek ona gerçek bir kartal olduğunu fısıldar. Onu boşluğa bırakacağını var olan doğuştan gelen yetenekleri sayesinde kanatlarını açarak ait olduğu yere gökyüzüne yükseleceğini söyler. Dediğini yapar ve onun gökyüzüde süzülmesini zevkle izler. Bu kez çiftçi şaşkın, doğabilimci ve kartal neşelidir.

Evet, sevgili kızım; iş hayatı denen bu yolculukta mutlaka karşına çiftçiler ve doğabilimciler çıkacaktır ve bu yolculuk boyunca aynı zamanda sen de kendi kendinin hem çiftçisi hem doğablimcisi olabileceğini sakın unutma!

İlham Süheyl AYGÜL

Dün kendime, hayatıma kısacık bir mola verdim. Dünyayı durdurdum. İçimde ki ve dışımda ki tüm kötü sesleri susturdum. Elimde içimi ısıtan bir kahve ile hemen karşıdaki kitabevinden bir kitap alıp içinde sadece benim olduğum 3 saatlik bir dünya kurdum kendime. Pek iyi geldi zaman buldukça yapmalıyız. Pazartesi o kısacık bir solukta içine alan aldığı gibi biten cici bir kitaptan bahsedeceğim.

İyi Haftasonları

Güneşe aldanmayın hava fena soğuk!

 

 

Be Sociable, Share!

    Bir Cumartesi Öykü’sü” üzerine 2 düşünce

    1. Gülsün, yazılarını keyifle okumaktayım.

      Paylaşım için teşekkürler.

      Yazını okuduktan sonra aklıma Cemil Meriç’in güze bir sözü geldi;
      ” İnsanlar kıyıcıydılar kitaplara kaçtım”.

      Güzel bir hafta sonu dilerim.

      Saygılarımla

    2. Dün akşam Aydan Çağ, Gülsün ve ben hayatın içinden, iş yaşamindan, aşktan, yaşamdan bahsederken okudu gülsün bize…Içimizi ısıttı öykü

      Bugün yine okumak aynı keyfi verdi (Gülsün Müftügil sesinden dinlemek pek bi keyifliydi :])

      Paylaşım için teşekkürler,

      Serhat

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>