Acaba ne olsam…

Günaydın!!!!

 

Üzgünüm canlar 2 aydır bana gün ancak bu saatte ayıyor, sizler, benim canım beyaz yakalı çilekeş dostlarım oysa bu saate kadar çalıştınız, en az 3 çay 1 fincan kahve içtiniz, kankitolarınızla hafta sonu geyiklerinizi döndürdünüz, en az 2 sigara molası verip finansçının yeni saç modelini konuşup yetmez gibi öğle yemeğinizi bile yediniz.

Bana gelecek olursak kalktım yatağımı düzeltip, kahvaltı edip, bulaşıkları toparlayıp, instagrama yeterli sayıda fotoğraf atıp, akşam yemeğimi tasarladım biliyorsunuz I’m a housewife!!! ve I can do it!!!! : )

Neyse; bugün size bir kuple liderlikten bahsedeceğim!!! tabi ki şaka, konumuz kuşaklar OMG tabiki bu da şaka! Aslında işveren markası da olabilirdi ama bu da değil! Şu an COCO gibi adımın sanımın çoğunluk tarafından bilinmediği bir blogger olsaydım ağır kafa bulacağım bir konu gelmişti aklıma… Bunu yakın dostlarla bizzat paylaşacağım. Size işveren markası da anlatmayacağım genel olarak bu tarz konular benim ilgi alanıma girmiyor bunu çok iyi yapan insanlar var zaten ” gerçekten iyi yapanlardan bahsediyorum, lütfen hemen herkes üzerine alınmasın ” Acaba moda tasarımından mı bahsetsem diye düşünüp bu konudan da hemen vazgeçiyorum.

Bu aralar içten içe, iyiden iyiye acaba meslek mi değiştirsem diye düşünüyorum ve bu konuda kafamda ışıldayan bir kaç meslek var, yani bunlar henüz meslek mi bilmiyorum ama ben bu işlerin öncüsü olabilirim pek tabi

Birinci sırada tam zamanlı gezgin olmak var, ben gezeyim tozayım insanlar, firmalar bana sponsor olsun, para versin, onlar verdikçe ben daha gezeyim.

İkinci sırada tam zamanlı dedikoduculuk var; Ben ondan aldığımı ona, öbüründen aldığımı berikine ileteyim. Öteki ile beriki bana para ödesin.

Üçüncü sırada tam zamanlı yiyicilik var; Ben yine 1. sırada olduğu gibi gezip tozup yiyeyim ben yedikçe yemek yedirenler bana para ödesin onlar ödedikçe ben daha çok yiyeyim

Dördüncü ve son meslek ise tam zamanlı beyin yiyicilik; Burda da beni seven, beynini bana feda eden herkesin beynini yiyerek para kazanmayı yedikçe kazanmayı kazandıkça yemeyi hedefliyorum!

Bu 4 yeni mesleğin arasında gidip gidip geliyorum bu sıralar. Siz olsanız hangisini seçerdiniz?

İşin geyiği bir yana sağ olsun son şirketim beni hayatımda ilk defa yaptığım işten, aşık olduğum mesleğimden soğutmuş! Elim ne ilanlara, ne başvurulara gitmiyor, gidemiyor. Bu aralar ciddi ciddi kendime bir yan yol bir B planı düşünür oldum. Hee bu arada yukarıdaki mesleklere mensup o kadar çok insan var ki etrafımda sanırım kota dolmuş bana yer yok :)

Haydi mutlu haftalar… :)

Artık bir şeyi çok iyi biliyorum….

itiraz

Neyi mi;

Nasıl yönetici olmayacağımı. Ben tipik bir Y kuşağı insanıyım ve X’lere pek tahammülüm yok. Pek tabi istisnalar kaideleri bozmaz fakat salt istikrar adına mutlu olmadığı yerde yıllanan, kendine, kariyere zerre katkı sağlamadan aynı işi 1000 yıl yapan, her türlü kötü muameleye boyun eğip, sonsuz sadakatin tuhaf elçileri olmayı düstur edinmiş insanlar benden uzak dursunlar. Mersi.

Hal böyle olunca, özgüven de gereğinden fazla zühur edince bünyeye hemen bakıyorum bir şeyler ters gidiyor ufak ufak uzuyorum oradan, şartlar ne olursa olsun benim oradaki varlığım son buluyor.

Son bir kaç işimi ve bir kaç yönetici değerlendirdiğimde nasıl yönetici olacağımdan ziyade nasıl yönetici olmayacağıma dair sağlam fikirler edindiğimi fark ettim.

1- İnisiyatif vermek ile kaderine terk etmek arasındaki farkın ne olduğundan bihaber

2-Yakın ilişkiler kurmak ile mahalle arkadaşlığı sınırını bilmeyen

3-Tepe yönetimden gizli, yalana dayalı yönetimin bir parçası olan

4-Dedikoduların vazgeçilmez kahramanı

5- Gayri resmi iş takibi, para yönetiminden bir türlü vazgeçemeyen

6- Yüksek sesle konuşmak, emir cümleleri kuran

7-Hakaret etmekten zerre çekinmeyen

8- Azar yüklü mailler atarken cc’ye çaycı bile dahil eden

9-Bir diğer çalışana diğeri hakkında dedikodu yapmaktan hiç çekinmeyen  (ben henüz 2 kişi arasında yapılmış bir dedikoduya denk gelmedim)

10- Sosyal hakları ve/veya maaş ya da diğer ödenekleri hakkında üstü kapalı tehditler eden

11- Zam dönemleri yaklaşırken sebebini çözemediğiniz başarısızlık yaftaları yapıştırma çabaları olan

12- Verdiği sözleri tutmayan vs tutamayacağı sözler vermekten hiç çekinmeyen

13- En büyük hobisi adam kayırmak olan

14- Aksayan düzeni onarmak yerine kişisel çıkarları uğruna görmezden gelmeyi tercih eden

bir yönetici olmayacağım.

İyi olmak için kötülere, başarılı olmak için başarısızlıklara, en doğru yolu bulmak için ara sıra yan yollara sapmaya ihtiyacımız var. Tüm kötülere, tüm hatalara, tüm vazgeçişlere sonsuz teşekkürler.