Yine mi Yeniyiz, Yine mi Umut Dolu

images

2014′te neler yaptım;

 

10 kadar yazı yazdım

Ülkemin görmediğim 6 farklı şehrini görme şansını yakaladım

100′ün üzerinde iş görüşmesi yaptım, en az 15 yeni arkadaşın aquamatch ailesine dahil olmasına aracı oldum

Çok sevdiğimiz arkadaşlarla veda etmek zorunda kaldık

Toplamda 70 saat kadar uçtum, bulutlar hiç bu kadar dostum olmamıştı

Eş ile dost ile hava alanlarında karşılaşır oldum sık sık, hostesler kankam oldu, pilotların uçuş teknikleri hakkında ahkam keser oldum

2 yeni ülke keşfettim, yeni ülkelerde yeni şehirler gördüm, bugüne kadar yemediğim yemekleri yedim, içmediğim içkileri içtim, adım adım gezdim

Yeniden sevebildiğimi fark ettim, kalbimin hala tastamam yerinde olduğunu gördüm

Ailemize yeni katılan olmadı, çok şükür giden de olmadı

Bu sene de her sene olduğu gibi Kaş’a gidip kendimi lacivert sulara salıverdim, sokaklarında buzlu badem yedim, Meis’e karşı buz gibi biramı içtim

Sigarayı bıraktım, dönüp ardıma bakmadım bile

Küstüm, sonra küstüklerimle yeniden barıştım

Küstüm, küstüklerimi asla affetmeyeceğime söz verdim

Çok çalıştım gece demedim, gündüz demedim, yağmur demedim, çamur demedim çok çalıştım

Bilmem kaç tane selfie çektim, instagramda 1000′in üzerinde fotoğraf yayınladım.

Ben vine çektim, Coco yayınladı 10.000 ‘in üzerinde görüntülendim

Bir sürü kitap okudum, eskiler yeniler… Yeni yazarlar keşfettim, acılarına, mutluluklarına ortak oldum

Bilmem kaç gece alemlere aktım, sabaha kadar dans ettim, dünyayı unuttum bir kaç saatliğine

Büyük hastalıklar, büyük acılar yaşamadım

Çoğunlukla güldüm, arada çok sinirlendim, aldım çantamı çıktım, sonra geri döndüm

Ülkemde olup bitenlere dertlendim

Ölenlere üzüldüm, kalanlarına üzüldüm, bebekler öldü, çocuklar öldü, anneler ağladı, çocuklar evlendirildi, çocuklar anne oldu… üzüldüm, üzüldük..

Koskaca 2014′ü güle ağlaya bitirdik. Yeni yıl güzel gelsin, güzel geçsin… Acısız, kedersiz, sağlıkla, huzurla, mutlulukla, keyifle, dostlukla, kardeşçe

Mutlu Yıllar

İçerik Üretelim Derken, İçine Etmeyelim!

icerikuretim

Etkin içerik üretme, içerik üretme, aktif olma, sürekli ben buradayım çığlıkları atmak vs. Aylar aylar üstüne geçtiğimiz hafta 15 dakika ara ile 2 yazı yazdım ve paylaştım. Aylardır yazmıyor olmam, herkesin çok aktif olması, var olduklarına kendilerini inandırmak için haftada 5 post paylaşanlar. (Yazanlar demiyorum dikkat edin, paylaşanlar) işte bunların hiç bir işe yaramadığını son 2 yazımın ardından aldığım telefonlar ve mailler ile yeniden öylesine anladım ki. Birilerinin sizin yazdıklarını beğenmesi, feyz alması ve sizi takdir etmesi için gerçekten yazdığınız şey her ne ise önce ona inanmanız gerekiyor. Sizin sadece boy göstermek için yazdığınız yazılar ile insanların aklında da, kalbinde de yer etmeniz mümkün değil. İnanarak, anlayarak, içinizden gelerek ve gerçekten sağlam bir alt yapı ile yazmalısınız. Gerekirse 1 haftada 5 yazı çıkaracak enerjinizi tek bir yazı ile harcamalı, o tek yazı hedefi 12′den vurmayı hedeflemelisiniz. Amacınız çok yazmak değil, çok okunmak olmalı. Okundukça yeni yazacağı yazısı merak edilen, heyecanla beklenilen, fark yaratan olmalı. Esinlenmek, örnek almak, feyz almak bunların hepsi tamam ama birilerinin kopyası olmayın. Herkesin kendince bir ifade şekli ve bir tarzı var. Hani bir düşünün yıllardır hepimiz bir sürü Sezen Aksu şarkısı dinlemişizdir, kendinden ve başkalarından. Bugün bir yerde bilmediğimiz bir Sezen şarkısı dinlesek mesela bize ufak ufak hissettirir kendini, tanırız tarzını, ille bir noktadan belli eder kendini. Bloggerlık da bu hesap bir şey hepimizin bir tarzı var dolayısı ile başkasının tarzı sizin üzerinizde eğreti durur. O yüzden taklit etmek yerine kendi tarzınızı bulmaya çalışın. Bırakın 3, 5, 20, 30 yazı kurban gitsin bu ince noktayı yakalayana kadar, yakaladıktan sonrası için inanın değer. Kimsenin gölgesinde kaybolmayın, güneşi görmek için biraz daha yükselmeniz gerekiyorsa bunun için çabalayın. İnandığınız, güvendiğiniz insanlardan fikir alın, ama aklınızın ve kalbinizin sesini dinlemek her zaman önceliğiniz olsun. Kimsenin kalıplarına girmeyin, baktınız olmuyor yeniden, yeniden yoğurun kendinizi ve kendinize en uygun kalıbı bulunuz. O gözünüzde büyüttükleriniz var ya işte onları da boş verin içleri bomboş, kalpleri leş gibi emin olun… Bu da önceki yazımda yerden yere vurup kendinize gelin dediklerime küçük bir abla tavsiyesi.. İsteyen alsın üzerine, istemeyen boş tweetlerle avutmaya devam etsin kendini…