Elim Çözüldü!

Elim çözüldü bir kere ve ciddi anlamda sinirlendim.

Bu sene işlerim ve yoğun şehir dışı programım sebebi ile Peryön’ün düzenlediği kongreye katılamadım. Programım uygun olsa idi muhakkak dahil olmak isterdim. Eşten, dosttan yazılan belki 1 belki 2 blog yazısından ufak tefek fikir sahibi oldum. Önümüzdeki sene başında her sene olduğu gibi MCT’nin düzenleyeceği kongre var. Bu sene blogger katılımı için bir takım şartlar koymuş MCT! Pek iyi etmiş çok takdir ettim. Evet şu durumda ben de blogger kontenjanından davet edilemeyeceğim, cidden buna üzülmüyorum. 2014 yılını bir blogger gibi geçirmedim. Bu konuya emek ve zaman harcamadım, emek harcamadığım bir konunun ekmeğini yiyemez isem bu beni rahatsız etmez. Bence seneye Peryön’ de mutlaka blogger davetine belirli sınırlamalar getirmeli. Bu iş hatır gönül işi olmaktan çıkıp kalite işi, emek işi olmalı. Eğer Peryön, MCT ve varsa bilmediğim diğerleri bunu yapmaz ise kalitedeki aşağı ivme tahmin edilemez bir hız kazanacak. Bana sorarlarsa kimsenin bir şey sorduğu yok ama ben yine de söyleyeyim. Danışma kurulları blogger davetlerinde kesinlikle çok daha ciddi ve titiz çalışmalı. Bir iş profesyonelinin – diyelim ki bir şirkette yönetici ve 20 senesini bu işe adamış ve kongreye hatırı sayılır bir ücret ödeyip geliyor. Bir tarafta ise yazdığı saçma sapan yazılar ile bir şekilde kendine blogger diyen bir vatandaş üç kuruş para harcamadan katılıyor. Nerede şimdi bu işin adaleti. Blogger demek netice itibari ile içerik üreten bir yazar demek, bir yazarın yanlış Türkçe kullanmak gibi bir lüksü yoktur. Elif Şafak bir kitap yazsa ve sayfalarca dil bilgisi hatası yapsa acaba hangimiz onu okur dünya çapında bir yazar yapardık.

Ben bu konuda Coco kadar takıntılı bir insan değildim nedenini şimdi anladım çünkü o benden daha sıkı ve dikkatli bir takipçi ve dolayısı ile benden daha çok hata görüyor ve tahammülü bitmiş durumda.

Şayet bir blogger yazdığı yazısına;

Edebi güç katamıyorsa

Dil bilgisini bilmiyorsa

Yazdıkları ile birilerine ışık tutmuyorsa

Salt yazmış olmak için saçma sapan örnekler veriyorsa

Düzenli ve konusu ile alakalı içerik üretemiyorsa

O insan blogger falan değil. Ne kendini kandırıp boş yere gelişimini durdursun, ne gereksiz zamanını harcasın. Git kendini eğit gerçekten ol ve herkesin karşısına çık.

Diyeceğim şu ki; Peryön  bence seneye blogger davetini sınırlandırsın. Dediğim gibi bu iş hatır gönül işi olmaktan çıksın. Özellikle seneye blog yarışmasını yenilerse belki bir miktar daha zaman harcaması gerekebilir fakat mutlaka adayların yazılarında Türkçe’ye olan saygı ve özenini değerlendirsin. Hala ve inatla HERKEZ yazan bir ‘bloggerı’ İKİ YE AYRILIR yazan bir ‘bloggerı’ değil aday olmak eşikten dahi sokmasın. İnanın bu tavır onların kendilerini geliştirmesi için şart.

Sustum. Bu kadar.

Yazmayacaktım, Duramadım!

dunya

Çok uzun süredir yazmıyorum yazmadığım gibi ik bloglarını okumuyorum da.. Okuyamıyorum desem daha doğru olacak zannederim. Bu sabah Serhat whatsapp’den bir link atmış. Sırf meraktan ve kahve beklerken can sıkıntısından yazıyı okudum ve o an cidden başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Yeni neslin bu kadar cehaletine mi yanayım, belli ki bir romanı baştan sona tamamlamış fukara kelime hazinesi mi yanayım, yoksa kendini içerik üreten bir blogger zannetmesine mi yanayım cidden bilemedim ve o an hakikaten dostların yazdıkları dışında sözde ik bloglarını ve bu saçmalıkları okumaktan vazgeçtiğim için tebrik ettim kendimi. Evet bizim peşimiz sıra gelenler yazsın, okusun, araştırsın, kendini kanıtlasın bunların hepsine varım. Lakin işin içine hadsizlik, kendini bilmezlik, ahkam kesme ve tüm bunları baştan sona yanlış bir dil bilgisi ve sıfır edebiyat ile yaparsan ben sana gülerim, dalga geçerim, sittin sene de adam yerine koymam seni.

Ömrü hayatında kaç tane mülakat yapmış da mülakat ahkamı kesiyor. Sen önce iyi bir aday ol sonra masanın diğer tarafına geç ve senden sonrakileri yönlendir. Bir de kaliteden bahsedilmiş, son derece kalitesiz bir dil ile. Yazık! Çok rica ediyorum okumayın bu kadar ucuz yazıları, okumayın gülmek için dahi olsa paylaşmayın. Yön verebiliyorsanız, doğruya, güzele yönlendirmeyi beceriyor iseniz ne ala yoksa bırakın kalsınlar kaldıkları yerde ve akıllansınlar… Yana döne pişsinler, yazmak için okumak gerektiğini öğrensinler. Yoksa ciddi anlamdan çok kalitesiz, eğitimsiz ve bence en tehlikelisi hadsiz bir İk nesli gümbür gümbür geliyor.

Beni sorarsanız instagramda fotoğraf paylaşmak, yeni ülkeler keşfetmek, okumak,  yoga yapmak, çok çalışmak, dostlarımla ve sevdiğimle zaman geçirmeye devam etmek bir süre daha en iyisi gibi duruyor.. Böyle arada gelir, atarımı yapar giderim.

 

Sevgiler…