Güneş enerjisi ile çalışan ik’cı

Bu sabah pazartesi sendromuna bulaşmamak adına alarmı yarım saat geçe kurdum. Bu sabah  30 dakika fazla uyuma, çalışmaya 30 dakika geç başlama ödülü vermiştim kendime. Sabah yataktan kalkar kalmaz güneş bir anda gözümün taa içine girdi. Yaklaşık  6 yıldır haftaiçi yatarken keten, kahverengi kalın güneşlikleri kapatmıyorum. Sabahın kasveti, karanlığı iyice uykuyu beslemesin, hızlıca kalkabileyim diye..

Acaba yağmur var mı, hava soğuk mu, yalancı güneş mi derken başımı uzattığımda çamların arasında ılık bir rüzgar yüzüme değdi, geçti. İşte bu dedim! Harika bir hafta başlıyor Gülsün, sendrom mendrom hak getire, değil pazartesi sendromu yaşamak, pazartesi Gülsün sendromu yaşasın bak keyfine.. Bir kez daha anladım ki ben güneş enerjisi ile çalışıyorum :] Karanlık, koyu havalar, yağmur, kar, üşümek hiç bana göre değil. Güneşle beraber ateşlenen motorum bütün bir hafta hız kesmeden ilerler umarım.

Sizin havanız hangisi? Sizler de güneşi görüp motive oldunuz mu? :]

Kafamda deli sorular :]

Çağın insanı devamlı beyninin içinde binlerce soru işareti ile yaşar oldu. İşin garibi aklımızda ki her sorunun cevabını adımız kadar iyi biliyoruz. Hani ilkokul yıllardında test kitaplarımızda sağ sütunda cevaplar, sol sütunda sorular olurdu  da birleştirirdik ya işte onun gibi..  Bir tarafta sorular diğerinde cevaplar ama biz bir türlü iki doğruyu ortada kesiştiremiyoruz. Asıl sorun ne, bizi neler engelliyor, blokojlar nerede işte önce bunların cevabını bulmamız gerekiyor o iki ucu birleştirebilmemiz için. İşimizde mutsuzuz ve çözümü biliyoruz ama bir türlü harekete geçmiyoruz. Evet biliyorum bu noktada bir çoğumuzu maddiyat kısıtlıyor. Bir taraftan mevcut standartı korumaya çalışırken diğer taraftan onu yükseltmeye çalışma çabalarımız el mahkum bir noktada tıkanıyor. Beş yıllık kıdem tazminatını ziyan etmemek uğruna tüm kariyerini ve buna bağlı olarak tüm sosyal hayatını yok eden insanlar olduk. Okumaya devam et

Biz olmasak haliniz nice olurdu beyler :]

 

Millet olarak bayılırız her özel günde bir eğlence, bir tatil yapmaya. Geçenlerde twitter üzerinden yaptığımız ik sohbetinden şirketlerde kadınlar günü aktivitelerine gelen önerilerden biri kadınlar o gün tatil yapsın olunca epeyce gülmüştüm. Günün adı Dünya Emekçi Kadınlar Günü, ödülü o gün yatmak.. Gerek yok, kadınların buna ihtiyacı yok. Çalışanı, çalışmayanı her türlüsü üreten canlının ödülü yan gelip yatmak olmaz.

Kadınların hepsi çalışıyor, üretiyor. Evde, işyerlerinde, yolda her yerde.. Eskiyi biraz hatırlasanıza devlet dairelerinde işler az olurdu kadınlar ellerinde yün ve şiş örgü örerdi, geçenlerde metrobüste teyzenin biri dantel örüyordu işe giderken dahi aile bütçesine katkı için dantel örüp, satıyormuş. Ev kadınları keza bütün gün evde çamaşır, bulaşık, çoluk, çombalak derken kadın durmuyor.. Okumaya devam et