İnsanın da yemeğin de ağır ağır pişmişi makbul şu hayatta :]

Sabun köpüğü insanlar, firmalar, ürünler..

İnsanın da yemeğin de ağır ağır pişmişi makbul şu hayatta :]

Özgeçmiş incelerken, yeni tanıştığım insanlarla sohbet ederken bazen en olmadık yerlerde, televizyonlarda ünlüleri izlerken sabun köpüğü insanlar her yerdeler..

Elime geçen Dış Ticaret Operasyon Uzmanı özgeçmişinde 1992 doğumlu arkadaşımız ”uzun yıllar” yöneticilik yapmış olmakla beraber, kurumumuzda çalışmayı çok istediği için ”uzmanlık”  da yapabileceğinden bahediyor. Haftasonu denk geldiğim bir grup öğrenci içinden bir tanesi ‘Staj süresinde İK’nın tüm süreçlerine ”hakim olduğu için” mezun olunca asistanlık ya da uzman yardımcılığı değil doğrudan uzman pozisyonlarına başvuracağını söylüyor. Kuvvetle muhtemel bir çoğumuzun adını dahi bilmediği eski manken ”yeni sanatçı” kızımız Okumaya devam et

18. İnsan Kaynakları Zirvesi – 4 Twitter Paylaşımları

Tweetlerle İnsan Kaynakları Zirvesi #ik2013

Sosyal medyanın gücü diyerek zirveyi anlık olarak tweetlerimle hashtag ile paylaşmaya çalıştım. 150’yi aşan tweetlerim takipçilerin retweetleri ile daha geniş okuyucu kitlesine ulaştı. Twitterda konuşmaların ve fotoğrafların anı anına paylaşılıyor olması çok önemli. Taze taze, sıcacık paylaşımlar eklenen fotoğraflar ile birlikte aşağıda ; Tüm tweetler için https://twitter.com/gulsunmuftugil

Bir süre sonra kanaldan silinen tweetlerimin korunması için sanırım en iyi yöntem buydu : ]

  Okumaya devam et

18. İnsan Kaynakları Zirvesi – 3 Ana Oturumlar

 

TONY BUZAN

Ana Tema

Mind Mapping’in Yaratıcı

İnsan Enerjisinin Manifestosu

Konuşma Detayları

Buzan ile zirveye başlamak harikaydı.  70’li yaşlarına rağmen muhteşem enerjisiyle hayran bıraktı önce kendine bizleri. Daha sonra 20 dakikada öylesine kıymetli bilgileri paylaştı ki bizimle. Aynıyız dedi monotonuz dedi çalışırken kullandığımız kalemlerde bile sıradan olduğumuzdan bashetti. Hepimiz ya siyahtık ya mavi.  Enerjinin yaratcılık ile birlikte kaybolmaya başladığından söz etti.  İK’nın yaratıcı olmasının zorunluğunu dile getirdi.  Aşırı bilgi yüklemesinin yaşattığı sorunlardan söz ederken yaş aldıkça yaratıcılığın yok oluşundan bu sebeple çocukların daha yaratıcı ve renkli olduğundan bahsetti.

 

Blogger Yorumları

30 yaşındayım ve Tony Buzan’ı dinlemiş olabilmek yakın vadede mesleki gelişim planlarım arasında yoktu sanırım yaşım itibari ile daha makul hayaller kuruyorum. Kendisini canlı canlı dinlemiş olmak yetmez gibi üstüne karşılıklı zumba yapabilmiş olmak cidden müthiş şans, paha biçilmez bir keyifti.

Sunumundan kulağıma küpe yaptığım ise; İK yaratıcı olmalı en az bir ressam bir şair kadar. Çünkü iki satır da olsa karaladıysak hepimiz şairdik işte : )

  Okumaya devam et

18. İnsan Kaynakları Zirvesi – 2 Açılış ve Fuar Alanları

Bu yıl 13-14 Şubat tarihlerinde MCT tarafından 18. Düzenlenen İnsan Kaynakları Zirvesinden;

 

Ana Oturum Konuşmacıları

Tony Buzan                                      

Bernd Vogel                                    

Jean Twenge                                   

Tanyer Sönmezer                          

Lynne Twist                                     

Yachai Benkler                                

Kursty Groves                              

Dik Veenman                                   

Fazıl Oral                                           

Mehmet Namık Aydın                 

Andy Lothian                                  

Kongre geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Şubat ayında aynı salonda düzenlendi. Didem Tekay ve Alper Utku’nun konuşmasıyla başladı. Onca yıllık profesyonelliğe rağmen o anda elleri titreyen insan hakikaten baş tacıdır. Okumaya devam et

18. İnsan Kaynakları Zirvesi – 1

 

18. İnsan Kaynakları Zirvesi’nin ardından aklımda kalanlar hep olumlu, keyifli anlar.

* Birbirinden kıymetli konuşmacıları dinledik.

* Bugüne kadar yüz yüze görüşme şansı yakalayamadığımız bloggerlarla tanıştık.

* Mct’nin açılış heyecanına tanık olduk.

* Zumba yaptık.

* Köpükten baloncuklar çıkardık. Okumaya devam et

Işığı hiç sönmeyenler

Bugüne kadar hatrı sayılır sayıda yönetici profilini yakından tanıma şansım oldu. Gerek kendi yöneticilerim, gerekse diğer birim yöneticileri olmak kaydıyla koleksiyon geniş. Yönetici ile çalışmayı seven bir insanım. Bir tarafım çok başına buyruk olsa da diğer tarafım o hiç doymayan, beslenmeye aç tarafım ciddi anlamda gerçek bir yöneticinin gücüne ve bilgisine ihtiyaç duyar.

Zamanla yöneticilerimi tek başlık altında iki kategoriye ayırdım;

Işığı Hiç Sönmeyenler…

Bu ışık iki türlü ışık efendim. Gerçek ve mecazi anlamları ile;

Biri odasının ışığı hiç sönmeyenler diğeri yüreklerinden sevgi, saygı, öğretme ışığı hiç sönmeyenler. Okumaya devam et

Sizi biriyle tanıştıracağım :)

 

 

Geçtiğimiz Cuma işi gücü bıraktım. Sabah bir toplantım öğleden sonra da dahil olmam gereken bir eğitim vardı. Öğle saatlerinde kendime bir kaç saat yaratabildim yemeği Aydan’la yedikten sonra kısa bir gezi, kahve derken…

Bir kaç kitap aldım. Daha önce görmediğim iki kitap ilişiverdi gözüme ‘Beyaz Yakalının Seyir Defteri’ ve ‘Beyaz Yakalının Akıl Defteri’ hatta cumartesi sizinle kitabın girişinde ki bir öyküyü paylaşmıştım İlham Süheyl Aygül’ den

İlk bir kaç sayfada herkesin anlattıklarından farklı değil gibi gelse de devam ettikçe dilin farklılığı, keyifliliği hemen kendini fark ettiriyor. Büyük bir keyifle okudum kitaplarımı bir çırpıda. Özellikle yeni mezunların, taze çalışanların, çalışma ortamları, yöneticileri ve iş arkadaşları hakkında kafası karışanların muhakkak okuması gereken kitaplar. Okumaya devam et

Bir Cumartesi Öykü’sü

Sevgi Pınarım, biricik kızım Öyküm’e bir öykü

Bir doğabilimci, araştırma yapmak üzere kent dışında kırsal bir bölgeye gider. Çiçek böcek derken vaktin nasıl geçtiğini anlayamaz. Çalışmasını tamamlayabilmek için geceyi orada geçirmeye karar verir ve Tanrı misafiri olmak için bir çiftçinin kapısını çalar. Beklerken, gözüne yan tarafta bulunan kümesteki tavukların arasında, onlardan daha büyük bir karaltı ilişir. Çiftçi onu konuksever bir şekilde karşılar ve ağırlar. Yemek yiyip sohbet ederler. Dönüp dolaşan laf kümesteki karaltıya gelir. Çiftçi onun kara bir tavuk olduğunu söyler. Doğabilimci ise onu daha çok bir kartala benzettiğinden bunu inandırıcı bulmaz. Sabah kahvaltıdan sonra birlikte kümesin yanına giderler. Okumaya devam et