Akşamüstü Sorunsalı; Neden bu kadar süslüyüz?

İk odaları genelde keyifli olur özellikle kadın ik’cıların odaları, masaları pek bir süslü olur. İk’cıların çoğunun kadın olduğunu düşünürsek…

Bir çoğunun masasında illa ki çoluğun, çombalağın fotoğrafı olur, sürahiler olur, çiçek olur, ayıcık böcecik olur, yurt dışından aldıkları bardak altlıkları ve en önemlisi el kremleri sanki hepimiz Norveçli balıkçılarız. Kısaca olur olur oğlu olur. Genelde masanın bir tarafı bunlarla doludur. Bugüne kadar bundan farklı manzaralar görmedim :)

Şimdi şöyle kafamı bilgisayardan kaldırdığım zaman bir anda masamın ne kadar dolu olduğunu fark ettim. Karşı masamda ise ilk gözüme değenler mavi bir ayıcık poposu ve iki tane yeşil  bonsai, kafamı 80 derece kadar sola çevirdiğimde ise 2 saksı çiçek ilişti gözüme onların hemen önünde ise kurumuş güllerden bir vazo.  Çok mu abartmışız ne?

 

 

 

Hepimiz İk’cıyız, hepimiz yoğunuz!

Yine bir yılı noktalamak üzereyiz. 2012′nin son ayına girerken hepimizi bir telaş aldı gitti. Yeni yıl bütçe hazırlıkları, 2012 hedefler ve mevcut durum karşılaştırılması vs. derken bir çoğumuz saat 18:00′de ofisten çıkmayı unutuyoruz. 2013 asgari ücret pazarlığının başladığı bu günlerde konuşulan rakamlar %5,32 civarlarında… Bu veriler ışığında ortalama %7-10 arası genel bir çalışmayı hazırlayıp ben de sundum dün, heyecanla cevapları bekliyorum bakalım.. :)

Her zam dönemi yaklaştığında bir anda Ağustos böceği modumdan karınca moduna geçen arkadaşlar bu yıl sonunda da oldukça eğlendiriyor beni. Bütçe çalışmaları başladığı anda bir anda molaları kısalıyor, etrafta daha çok görünmeye başlıyorlar, böyle arkadaşlar hep ve her yerde var ve her daim var olacaklar.

Bir yandan da yoğun performans çalışmaları başladı çoğu şirkette. Yıllık hedefler, beklentiler ve sonuçlar. Bu doğrultuda sevinenler, üzülenler. Terfi edenler, yerinde sayanlar, el sıkışılanlar. Kısaca çok yoğun bir ay bizleri bekler. Tüm bu işlerin yanı sıra birde Yeni yıl kutlamaları için faaliyete geçtik. Biz merkez binada 70 kişilik bir kadroyuz. Yeni yıl aksiyonlarına geleneksel hediyeleşme yöntemi olan çekilişi dahil etmeye karar verdik.

Hepimize şimdiden kolay gelsin.

31. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı

Geçtiğimiz haftasonu 31. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarına gittik. Gücümüz İnsan‘ın yazarlarından Serhat ile beraber Pazar günü birkaç saat oradaydık. Bu yılın teması Çocuk Edebiyatı. Çocuk kitapları denince akla gelen ilk yazarlardan Gülten Dayıoğlu oradaydı. Etrafı minik hayranları tarafından sarılmış vaziyette kitaplarını imzalıyordu.

Her yıl olduğu gibi katılım yoğundu. Hemen hemen tüm yayınevleri oradaydı. Özellikle YKY kendine özel tasarladığı alanıyla oldukça başarılıydı. Keza Can Yayınları Can Çocuk ayrı olmak üzere iki ayrı standda ziyaretçilerini karşılıyordu. İnkılap ve Remzi Kitabevleri’de epey geniş alanlara sahip. Hemen her standda lokomotif kitaplardan birer yazar vardı. Bazı yayınevleri ise dönemin çok okunan kitaplarının yazarlarından ziyade kült yazarları ağırlamayı tercih etmişti.

Pazar günü Cezmi Ersöz, Ataol Behramoğlu, Ahmet Ümit, Zülfü Livaneli, Banu Avar gibi yazarlar sohbetle birleştirilmiş imza günleri düzenleyen yazarlardan bir kısmıydı.

2 hol sadece ders kitaplarına ayrılmıştı. KPSS, YGS, AÖF vb. sınavlara hazırlık kitaplarıyla dolu 1 büyük alan vardı. Nispeten daha az ilgi gördüklerini söylersem yadırgamazsınız sanırım :)

Bu yıl metrobüs ile Anadolu Yakası’ndan dahi fuar alanına ulaşmak önceki yıllara göre kısmen daha kolaydı bu da katılımın artmasında pay sahibiydi şüphesiz.

Öğrenciler ve öğretmenler fuara ücretsiz girebiliyor. Bu arada açıköğretim öğrencileri dahil. Şayet bilet almanız gerekirse de sadece 5 TL. Vakit bulanlar için haftaiçi bulamayanlar için ise önümüzde ki haftasonu güzel bir aktivite olabilir. Benden söylemesi. Önümüzde ki pazar ben tekrar oradayım.

 

Yenilikçi Uygulamalar

Yenilikçi, pratik ve renkli insanları ve bu insanların var olduğu kurumları çok seviyorum. Henüz denk geldin mi derseniz, Hayır ama olsun en azından belli dönemlerde böyle firmaları görmek bile bana yetiyor.

Çok büyük, çok kurumsal, çok yenilikçi gibi gözükse dahi özellikle insan kaynakları alanında Türkiye’de çoğu kurumun içi ne yazık ki bomboş.  Zaman zaman orta ölçekli firmalarda, kobilerde çok daha sağlıklı İK uygulamaları görmüyor değilim.

Fakat şimdi sizinle paylaşacağım son örnek Türkiye’nin yıllardır sektöründe lider firmasından. Çalışma şartları, çalışanların mutluluğu, son değişimden sonra ne gibi farklılıklar yaşandı çok detaylı öğrenemedim ama sağlıksız bir ortam olduğunu pek düşünmüyorum. Bahsettiğim firma Migros.

Son uygulaması bence performans değerlendirme için kuruma en uygun ölçümleme yöntemi. Eminim tek değerlendirme yöntemleri bu değildir fakat oldukça etkili. Geçtiğimiz hafta şarküteri reyonunda alışveriş yaptıktan sonra cam rafların üzerinde  ‘Şarküteri’ yazan kırmızı ve yeşil renkli küçük etiketler gördüm. Yeşil olanda gülen surat kırmızıda ise üzgün surat resimleri var. Dediğim gibi üst kısımda ilgili birim kasap, manav, şarküteri gibi alt kısımda ise barkod. Aldığınız hizmete göre ürününüze bir de o renkli etiketlerden yapıştırıyorsunuz. Oldukça pratik hatta alış verişe benim gibi küçük bir yardımcıyla çıktıysanız bir o kadar da eğlenceli :) Kasada ürünün barkodunu okuttuktan sonra memnuniyet etiketini de okutuyorsunuz. Bu sayede fikriniz barkod aracılığıyla okunmuş oluyor. Bu işlemden müşteriye 1 kuruş gibi sembolik bir indirim veriliyor.

Ben oldukça akıllıca buldum. Yılsonu performanslarının değerlendirilmesi için hem pratik hem şekilli bir yol keşfetmiş Migros! Sizler de şayet alışveriş yaparsanız bu ölçümlemeye destek olmayı unutmayın :)

 

 

 

CMC İşe Alım Faciası!

 

 

Tam da CMC’nin  2012 Top Ranking Performers’da Dünya Şampiyonluğu konuşulurken şu yaşadıklarıma bakın!

Bu yazım CMC’ nin Tüm İşe Alım Ekibine, İnsan Kaynakları Direktörüne ve Sayın Metin Tarakçı’ya ithaf olunur.

En derim saygılarımla 6 aydır yazmamak için direndiğim tam da yazmaktan vazgeçtiğim esnada yeniden CMC’nin bana yaşattığı olayla artık ellerimi ve zihnimi durdurmam imkansız.

Yazıda belirttiğim tarihlerin ve hatta saatlerin tamamı bire bir doğru saatlerdir. Tüm yazışmaları hala saklamaktayım.

26 Mart 2012 Pazartesi günü CMC’den aranarak hemen bir ertesi gün için ‘Çalışan İlişkileri Uzmanı’ pozisyonu için görüşmeye davet edildim. Ufo Infrared/Empi grubundan yeni ayrdıldığım ve ciddi anlamda iş aradığım bir dönem. 27 Mart günü  saat 15:00 olarak randevu saatini netleştirdik ve ertesi gün belirtilen saatte görüşme başlamıştı. Sanırım işe alım uzmanı olan Özge Hanım’la yaklaşık 45 dakikalık bir  mülakat gerçekleştirdik. Görüşmeden çıktıktan 3 saat sonra daha önce telefonla arayan arkadaş tekrar aradı ve 29 Mart 2012 günü sabah erken saatlerde Çalışan İlişkileri Müdürü Nurhan Bey ile görüştürmek istediklerini söylediler. Kendisi ile yine belirtilen  gün ve saatte daha teknik konular üzerine yine ortalama 40-45 dakikalık bir iş görüşmesi gerçekleştirdik. Nurhan Bey’in görüşmeleri sonucu tercih edilen adayın İK Direkötürü Özhan Bey ile görüştüreleceği bilgisi daha o gün benimle paylaşılmıştı. Aradan 1-2 gün geçtikten sonra yani tam 9 Nisan 2012 saat 14:00′ da Özhan Bey ile beklediğim randevu için orada olmak üzere yola çıkmıştım. Evim uzak olduğu için saat 12:00 sularında evden çıkmıştım. Yolda CMC’den yeni bir telefon geldi. Karşımda yine aynı ses 3. görüşmeye sadece 2 saat kalmış ‘ Gülsün Hanım Merhaba, kusura bakmayın mevcut pozisyon askıya alındı, bilginize iyi günler’ Hepsi bu kadar. CMC için her şey bu kadar basitti. Artık teklif aşamasına gelmiş adayın reddettiği başka bir işin olabilir olması ve buna benzer durumlar CMC için değersizdi. Bu olayı sindirmem ortalama 1 haftamı aldı ama sindirdim. Yetmez gibi 1 ay sonra aşağıda ki maili attılar. Ama asıl bomba mailin altında devam ediliyor;

(Bu arada pozisyon askıya alınmıştı hatırlatırım.)

Sayın Gülsün Müftügil ,

 

Yapmış olduğumuz mülakat değerlendirmeleri sonucunda mevcut pozisyonla ilgili olarak size olumlu cevap veremediğimizi üzülerek bildirir, özgeçmişinizin niteliklerinize uygun bir pozisyon bulunduğu takdirde tekrar değerlendirilmek üzere veri tabanımızda gizlilik prensipleri çerçevesinde saklanacağını belirtmek isteriz.

 

Şirketimize göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür eder, çalışma yaşamınızda başarılar dileriz.

 

Saygılarımızla,

CMC İnsan Kaynakları Departmanı

İşe Alım ve Kaynak Planlama Birimi

 

Üstünden epey zaman geçti ve CMC artık hayatımın çok dışındaydı. Taaa ki bu hafta başı İnsan Kaynakları Birimi beni tekrar arayana kadar;

Bu hafta başlarında sanırım Salı günü akşam saatleri (0850) alan kodlu bir numaradan aranmışım fakat duymadığım için ertesi gün kendilerini ben aradım. Hat call center gibi çalışıyor.  Beklemek için 1′i mesaj bırakmak için 2′yi tuşlayınız. İşe alım uzmanlarımız şu anda diğer adaylarımızla ilgileniyor.

Bekledim ve telefonun diğer ucunda CMC İşe ALım Uzmanı; Deniz Ben!

Üzgünüm Deniz senin için cidden üzgünüm ama orada olmamalısın!

En ama en düzgün, en ama en saygılı konuşmamla bu numaradan arandığımı ve ne için arandığımı merak ettiğimden bahsettim. Deniz Hanım beni aradıkları GSM bilgimi adres bilgimi ve son olarak da adımı-soyadımı öğrendikten sonra ‘ Gülsün Hanım, işe görüşmesi daveti için aranmışsınız.’ dedi. Hangi pozisyon ve nasıl bir görüşme diye sordum. Hala en salak halimle askıya alınan pozisyon ile ilgili İK direkötürü ile görüştüreleceğimi zannederek. Müşteri Temsilciliği diye bir cevap aldım. (Bu arada şimdi 3-5 aklı evvel çıkıp bana sakın call-center’lık ile ilgili ahkam kesmesin. Ben o işin ne kadar zor, ne kadar zahmet ve hepsinden öte sabır isteyen bir iş olduğunu çok iyi biliyorum, burada mesele çok farklı)

Emin misiniz Deniz Hanım doğru pozisyonu paylaştığınıza dediğim anda Deniz kendisine ezberletilen CMC Reklamına başladı. CMC Dünyanın bilmem kaçıncı….. diye devam eden o ezber edilmiş tüm adaylara günde 156564 defa söylenen ruhsuz, kalıp cümle. Ne yazık ki bu defa cümlesini sona erdiremeden lafını kestim ve yukarıda size yazıdığım konuyu Deniz Hanım’a da anlattım. Meğerse Deniz Hanım’ın ekranı açılmadığı için benim aday geçmişime ulaşamadığını öğrendim. Hayır Deniz Hanım belki ‘kalite standartları gereği görüşmeleri kayıt ediliği’ için bana onları sordu ama o bilgileri ekrana girip benim kim olduğuma bakmadı bile. Gülsün Hanım çok özür dilerim sizi yine aynı pozisyon için aramışlardır benim ekranım açılmadı gibi bir sürü cümle artık benim için hiç bir şey ifade etmiyordu. Bana göre artık CMC ne doğru düzgün aday datası tutuyor ne de adaylarına gereken saygı ve özveriyi gösteriyor. İş arayan psikolojisinden bi’haberler. Renkli ödüllerle, parayı bastırıp kahve eşliğinde ellerde iphone ile geçirilen saçma sapan eğitimlerle bir halt olmadığını tekrar görmüş oldum.

Ödülünüz hayırlı olsun. Daha nice ödüllere. Sevgilerimle.