Bırak insanlığını, gel profesyonel olalım

Dün gece eskiye dair önemli anıların, takvim yapraklarının, kurutulmuş çiçeklerin  üzerine çocukluk gözyaşlarımın akmış olduğu o küçük, hasır kokan sepetin içinden bir takvim yaprağı çıktı 31.07.2004 ”Bugün Selma öldü. Ben O’nu sadece 2 kere görmüştüm ama çok üzüldüm” notu ile… Huzurla uyu…

 

Bundan  8  sene önceydi çok gencim, çok acemiyim çalıştığım şirketlerin birinde üretimde çalışan genç bir çalışanımız hayatını kaybetmişti. Olayın acısı biraz hafifleyince hakedişlerini hesaplamaya başlamıştım.  Hesaplamaları yaparken birikmiş yıllık izinlerini ücret alacağına dahil etmeye kalktığımda; ailesi iznini nereden bilecek, eee kendi de gelip isteyemeyeceğine göre onları boşver diyen yöneticimin o lanet suratı, o sevgisiz,  o kötü bakışları hala gözümün önünde. Olur mu öyle şey bunlar onun hakkı,  üstelik ailesi çok zor durumda öldü diye gelip hakkını savunamayacak diye nasıl hakkını yeriz dediğimde ‘biraz profesyonel ol iş hayatında duygusallığa yer yok’ dedi. O an tüm hayatım boyunca profesyonel olmayacağıma yemin ettim.

Ondan sonra da hakikaten asla bile bile, göz göre göre çalışanın hakkının yenmesine, profesyonelliğe kurban edilmesine müsaade etmedim. Eğer bunu değiştirmeye yetmediyse gücüm o kurumda durmadım. Hala amatörüm, hala duygusalım, değişmeye hiç niyetim yok.

Ne ara, nasıl,  kimlerin yüzünde bu kadar profesyonel olduk anlamıyorum. 3 kuruşluk menfaatler için insanlık, arkadaşlık, haysiyet gibi dünyanın en kıymetli olgularını kendi kendimize ayaklarımızın altına alıp vıcığı çıkana kadar eziyoruz. Kim değiştirdi bu kavramları acaba? Ne ara hak yemek, hırsızlık yapmak, salt menfaatlerin peşinden gitmek profesyonellik oldu bilmiyorum ama çoğunluğun profesyonellikten anladığı buysa ben yokum.

 

20. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi / PERYÖN

 

Günün bu saatlerinde işimin arasında Sevgili Aydan aklıma getirdi ve sizinle erken erken paylaşmak istedim. Bu yıl 3-5 Ekim tarihlerinde Peryön’ün 20. Ulusal İnsan Yönetim Kongresi var.

Kongre alanında Avrupa’nın en büyük en kapsamlı kongresi olacak. Toplamda 47 oturum ve 150′yi aşkın konuşmacı yer alacak.

Kongre 3 Ekim sabahı Peryön Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Yiğit Oğuz Duman ile başlayacak.

4 Ekim sabahı kongre açılışını AB Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış yapacak. 5 Ekim günü ise açılış konuşmacısının kim olacağı netleşti ve açıklandı. 5 Ekim sabahı CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayacak.

Sani Şener, Elif Dağdeviren, Revna Besler, Mehmet Kocabaş, İsmail Hakkı Polat ise 150′yi aşkın katılımcıdan sadece birkaçı…

Son derece verimli bir o kadar da keyifli geçeceğine inandığım bu kongreye davet edilmiş olmak ayrı bir gurur ve mutluluk. Peryön’e bu konuda benimle iletişime geçen Peryön Genel Sekreteri Özlem Helvacı’ya sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Kongreye ilişkin tüm bilgiler için aşağıdaki link ;

http://www.peryon.org.tr/kongre2012/site/oturumlar.html

Ayrıca ilgili Facebook sayfası;

https://www.facebook.com/groups/245053085609578/

İş-Kur vs Sosyal Medya Uzmanlığı

Geçenlerde gözüme ilişen bir konu vardı. Bu haftasonu İş-Kur’un dergisinde ve sitesinde detaylı bilgiyi bulup inceledim. İş-Kur uzun süredir çok çeşitli alanlarda eğitimler düzenlemekte. Tornacılıktan, kuaförlüğe, bilgisayarlı muhasebeden, garsonluğa uzanan bu geniş yelpazede katılımcıların minimum %50′sine iş imkanı da sağlıyor. Kurs bitiminde yapılan sınavlarda gösterilen başarının istihdamda ki payı yüksek. Ayrıca bu kurs iş arayanlara hitap ettiği için günlük ulaşım ve yemek gibi temel ihtiyaçlar da düşünülüyor ve öğrenciye günlük ortalama 20 TL gibi bir bedel de gün sonunda ödeniyor. Eğitimlerin herhangi birine dahil olamadım ama duyduklarım ve okuduklarımdan anladıklarım eğitimlerin işin uzmanları tarafından verildiği… Eğitimler sonunda iş-kur istihdamı dışında kalanlar da diğer adaylara göre bir adım öne geçiyor. Özellikle Torba Yasa’dan sonra eğitimlere daha çok önem verildiğini ve standartların yükseldiğini düşünüyorum. Bir çok firma gerek işgücü kalitesini yükseltmek gerek 6111 teşviklerinden yararlanmak adına bu eğitimleri önemser oldu.

Şimdi gelelim İş-Kur’un son eğitimine… İş-kur sosyal medyanın öneminin farkına varmış belli ki sosyal medyanın sadece günlük tweetler atmak ve Facebook’da her gördüğü fotoğrafı beğenmekten öte olduğunu düşünenler için işte İş-Kur’dan İstihdam Garantili Sosyal Medya Uzmanlığı;

Eğitim Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi ve İŞ-Kur ortaklığında düzenleniyor. İlk eğitimlerine 4 Temmuz 2012 tarihinde başladılar.  Şu an 50 kursiyer bu eğitimi alıyor. Toplam 105 gün ve 600 saat. Eğitimin 200 saati teorik kalan 400 saat ise pratik. Eğitim web sitesi oluşturmadan, blog açmaya, kurumsal blogdan, bloggerlığa, sosyal medyada hukuk süreçlerinden, kriz yönetimine  bir çok önemli konu başlığını barındırıyor. Eğitim sonunda diğer eğitimlerde olduğu gibi ortalama %50′lik istaihdam garantisi var. Pogram sonunda yapılacak sınavdan alınan not istihdamı yine etkiliyor. Başarılı kursiyerler Youtholding bünyesinde Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nde istihdam edilecek.

Üniversitenin ve iş-kur’un önceliği eğitime katılımın devamlı olması. Eğitime katılan kursiyelere günlük 20Tl harcırah ödeniyor. Kurs süresince Genel Sağlık Sigortaları (GSS) ödeniyor. Şayet eğitim süresince devamsızlık yapmaz ve sınavda başarılı olursanız istihdam sonrası da 36 ay süre ile GSS’lerinizin ödemesi devam ediyor.

Sosyal medyanın günümüzün en parlak iş kollarından biri olarak hızlı yükselişini göz önüne alırsak, iletişim, pazarlama, insan kaynakları gibi mesleklerle ilgileniyorsak ve iş arıyorsanız en az da lise mezunu iseniz bence bu eğitimi bir araştırın.