Kırmızı Paltom Hala Dolabımda

Tekrar yayınlayasım geldi bir okuyasım, okumayanlara okutasın… Nedense :)  

Sevgiler

Bu arada bu yazı benim www.kaynagiminsan.com ‘ da tanıtım yazım olmuştu özeldir yani. Buyrunuz; 

 

>Çok akıllı biri sayılmam ama hayatta en çok takdir ettiğim huyum ‘söz dinlerim.’ Evet zaman zaman çok başıma buyruk davranırım ona şüphe yok. Özgür olmayı, fikirlerimi haldır huldur söylemeyi çok severim çok sıkta yaparım ama dediğim gibi gerektiği zamanlarda da şahane söz dinlerim.

Özellikle deneyimli ve tecrübeli insanların. Yani illa ki yaşını başını almış olması gerekmiyor benim dinleyeceğim kişinin. Başıma gelmesi muhtemel olayı benden önce deneyimlemiş olması yeterli.

Birkaç ay önce Ali Can Sodan’ı dinledim bir eğitimde. Hatta kendisi ile ilgili uzunca da bir yazı yazmıştım ve Ali Can Bey o çok kıymetli zamanını ayırıp yazımı okuyup adeta editörlük yapmıştı.
İşte o eğitimi bitirirken bir kaç defa şunu tekrar etti, ‘gelişin,gelişin,gelişin…….’ başka hiç bir şey yapmayın siz sadece gelişin dedi. Gelişmek geride sizin olmasını istediğiniz her şeyi size katacaktır dedi. Yüzünde şahane bir tebessümle söylediği o tek kelime mıh gibi çakıldı aklıma. Gelişin! karşımda uzun yıllardır aynı kurumda IK Müdürlüğü yapan bir beyefendi. Gezmiş, görmüş, yazar, çizer, piyano çalar. Yetmez gibi gelir birde çömezleri eğitmek için çabalar. Eeee şimdi tabiri caizse bu ‘adam’ gelişin diyorsa vardır bir bildiği değil mi, gelde dinleme.

Bu aslında şuna benzer siz ilkokuldayen, okula giderken (benim çok yaşadığım bir olay bu) anneniz siz daha yatakta gerinirken odanıza gelir şöyle bir camınızı açar odaya temiz havayı sokar bir yandan da havayı koklar, gözlerini şöyle bir gökyüzüne diker ve ‘bugün kırmızı paltonu ve botlarını giy kızım hava bulutlu kesin yağmur yağacak’ der… Sen ise yatakta şöyle bir gerinir kalkar önlüğünü giyer ve kot mont ve beyaz adidaslarınla okula gidersin. Akşama doğru eve döndüğünde çamur içinde ayakkabılar sucuk gibi, normal ağırlığının 3 katına çıkmış bir kot montla dönersin. :) İşte ben hep okula kırmızı palto ve botlarımla gidenlerden oldum. Bazı şeyleri öğrenmek için illa deneyimlemek gerekmiyor. Birileri sizden önce ıslandı diye sizinde ıslanmanız gerekmiyor. Hayat kısa deneyimleyecek daha önemli şeyler varken nedir bu yağmurda ıslanma çabası hiç anlamadım gitti.

İşte burdada gelişin diyen kişi gelişmiş hatta fazla gelişmiş karşısında otururken ağzınız açık dinliyorsunuz ve size gelişin diyor eh vardır bir bildiği sözünü dinlemek gerek.

Mesela İpek Hanım, yaz tatiline çıkarken kitap listesi yazmış Kaynağım İnsan’da bana göre bu bulunmaz bir kaynak alın size şahane bir kadın ve listesi bulmuşsun kaçırma al hepsini oku fırsatı.

Ya da 70 yaşındaki dayınız gelmiş size bence Fransızca öğrenmeye çalışırken dinlemeye de yeteri kadar önem var. Aksanı anlaman için bu önemli diyor.Ee bu adam 70′inde üstelik 40 yıl önce öğrenmiş Fransızca’yı gel de dinleme şimdi bu adamı! Bunun adı aptallık değil de ne…

Söz dinemek iyidir hele ki sözüne güvendiğiniz insanları dinlemek kişiye çok güzel şeyler dahil eder. Ben söz dinlerim, şimdide sözümü dinlerse iyi olacağını düşündüğüm insanlara sözümü dinletme çabasındayım. Ben söz dinliyorum gelişiyorum, okuyorum, yazıyorum, hedeflerimin peşinden koşuyorum, Etrafımdakileri dinliyorum içimdeki Gülsün’ü dinliyorum.

Anneler olmasaydı İnsan Kaynakları’mı olurdu :)

Sevmesem de böyle günleri, anneler günü olunca söz konusu

 

Önce canım, ciğerim, yüreğimin paresi muhteşem annemin

Canımın öteki paresi, elim, ayağım, görmeyen gözüm, duymayan kulağım her işime yetişen karındaşım, dostum ablamın

ve sonra diğer tüm annelerin teyzem, yengem, canım kuzenim, anne arkadaşlarımın, anne adayı arkadaşlarımın, evlenip hala beni teyze yapmayı başaramamış arkadaşlarımın …..

evladını yitirmişlerin

analarını yitirmişlerinin

cumartesi annelerinin

gelmiş geçmiş anne öğretmenlerimin

komşu annelerimin

Anneler Günü Kutlu Olsun…

Sizsiz biz hiçiz

Yaşımız kaç olursa olsun kendimiz anne dahi olsak size hep ihtiyacımız var… Ömrünüz uzun olsun yanı başımızdan hiç eksik olmayın inşallah!

Öptüm en kalplisinden güzel kalpli anneler :)

 

Çalışanları Elden Kaçırmanın 50 Muhteşem Yolu

Dün sabah HR Mayıs sayısı elime ulaştı. Kariyer dergilerinin kapak fotoğraflarına hayranım ama HR bu konuda top! Bu ay ki sayısına bakınca elimde bir fincan kahve yanımda en sevdiğim orada olmak vardı dedim.

Bakınız. Şekil1

 

 

Derginin içeriği yine nefis ama bu ay ki sayıda Davranış Bilimleri’nden Uzman End. ve Kurumsal Psikolog Burcu ÇANACIK tarafından hazırlanmış renkli, karikatürlü bıcır bıcır bir kitapçık çıktı.

Kitapçığın adı; Çalışanları Elden Kaçırmanın 50 Muhteşem Yolu….

Bakalım şu 50 Muhteşem Maddeye… Ama maddelerin altında Burcu Hanım’ın konu hakkında nefis yazıları ve birbirinden eğlenceli karikatürleri var… Bu arada anladım ama karikatürlerin altında kendi ismi yazıyor kendi çizmiş herhalde… Tanrım! Bazı insanlar neden bu kadar yetenekli… Diyeceğim o ki dergiyi bir şekilde bir yerlerden edinmeye çalışın çünkü ben sadece ana başlıkları yazabileceğim.

 

 

Evet, Başlıyoruz 

1- Çalışanlarınızla aranıza mesafe koyun

2- Asla takdir etmeyin

3- Çalışanlarınızı birer makine gibi görün

4- Çalışanlarınızın işin bütününe hakim olmasına engel olun

5- Gelişimden ziyade işi bitirmeye önem verin

6- Çalışanlarınıza zaman ayırmayın

7- Çalışanlarınızın ensesinde yaşayın

8- Asla sözlerine güvenmeyin

9- Çalışanlarınızdan geribildirim almayın

10- Onları asla dinlemeyin

11- Bol bol ihtar verip, savunma alın

12- Sorgulayanları hemen susturun

13- Geribildirim verirken acımasız olun

14- Çalışanlarınızın sevmediğiniz yönlerini törpüleyin

15- Otoriter ve agresif olun

16- Sosyal hayatlarını kontrol edin

17- Kişisel saldırın

18- İşten atmakla tehdit edin

19- Molalarını kontrol altına alın

20- Kariyer beklentilerini söndürün

vee şimdi çalışan psikolojisine bakalım;

21- Mutluluk bizi bozar, sürekli şikayet edin

22- Veriminizi düşürün

23- ” Burası İşyeri ” diyin

24- Kaytarna sanatını öğretin

25- Farklı fikirleri hemen susturun

26- Kimselere güvenmeyin

27- Topluca kendine acıma seansları yapın

28- Klikleşin

29- Bol bol dedikodu yapın

Şimdi de üst yönetim için etkin yöntemler :)

30- Kimselere görünmeyin

31- Statükoyu koruyun

32- İstekleri isyan olarak görün

33- Asla çalışanın gözünden bakmayın

34- Her şeyi farklı mekanda yapın

35- Siz çalışanları değil, onlar sizi tanısın

36- Mümkünse hiç çalışan memnuniyeti araştırması yapmayın

37- Memnuniyet araştırması sonucu hiçbir aksiyon almayın

 

Peki, İnsan Kaynakları için etkin yöntemler ? :)

38- Kapınız daima kapalı olsun

39- Çalışanların güvenlerini sarsın

40- Sadece yapmış olmak için yapın

41- Sadece teknik eğitimlere odaklanın

42- Kafanıza göre organizasyon yapın

43- Yalnızca yöneticiyi dinleyin

44- Sistemi karmaşık hale getirin

45- Şeffaf olmayın

46- Daima kötümser olun

47- Somurtun

48- İğneleyin

49- İşleri zorlaştırın

50  - Şuçu başkasına atın

Yazarken aklıma öyle garip olaylar geldi ki geçmişte yaşadığım… Mutlaka paylaşmalıyım. Bir kaçı ilk işim Kapalıçarşıda ki kuyumcudan birkaçı da sondan bir önceki işim olan Hadimköy’de ki infrared ısıtıcı firmasından… Ama şimdi konuyu toparlamam ve zaman bulmam zor ama çok eğlenceli bir yazı olacağı kesin. Bu akşam olmadı yarına yetiştireceğim :)

Haftanın son işgünü kolay geçsin…  Bu arada fotoğrafları ben çektim :) Yeni makine aldım ama bende iş yok öğrenmem lazım varsa bildiğiniz, önereceğiz kurs falan bir mail atarsanız çok makbule geçer.

 

Biz buluşuyoruz, sen de gelsene…

Uzun süredir iletişim halinde olduğum ama bir türlü sanal olmaktan sıyrılamadığım… Çok sevdiğim İnsan Kaynakları çalışanı, çalışmak isteyeni, iş arayanı, eğitim alanı, eğitim vereni, ucundan kenarından bu işe bulaşanlar derken bir sürü meslekdaş!

Artık görüşelim dedik, sağolsun Aydan Çağ’da onca işinin arasında bu işe zaman ayırıp organizasyonu yaptı. Banu Çakar, Nurten Nayır falan derken 19 Mayıs için planı yaptık. Cumartesi günü saat 15:00′da Maçka’da 10 Numara’da karar kıldık.

Ben pek mutluyum bu organizasyondan ötürü… Bizimle birlikte olmak istiyorsan gel… İkindi çayını birlikte içelim. Katılırım diyenler bir mail atarsa çok sevinirim.

 

 

 

Maçka 10 Numara: Maçka Demokrasi Parkı Karşısı (Hilton ParkSA Karşısı) Maçka – Beşiktaş