>Şimdi Reklamlar

>Evet hayatımızdan bir Çarşamba günü daha akıp gidiyor… Daha öncekilerden daha güzel daha kötü diye ayrılamayacak kadar sıradan bir gündü. Aslında bir gün içinde ne yaşanırsa o gün sıradanlıktan çıkar çok da bir fikrim yok. Olağanüstü hal, milli piyango, uzaylı dostlar, beyaz atlı prens? Bunlardan birisi belki de ancak bir günü sıradanlıkta kurtarır. Benim başıma henüz bunlardan hiç biri gelmedi :) hadi tamam tamam beyaz atlı prensle karşılaşmışımdır belki ;)

Neyse baktım ki benim günlerim sıradan bari başkalarının hayatlarını sıradan olmaktan kurtarabilmek adına okuduğum bir haberi paylaşayım sizlerle ;
Sıçra Bakalım Çekirge Senden Reklamcı Olur mu?
Geçtiğimiz pazar gazetenin IK ekinde görmüştüm bu haberi resmi, sloganı vs. hoşuma gitmişti. Ama kaç gündür resmi web sitesine girip incelemeye zamanım olmadı. Neyse bu akşam yine aniden aklıma gelince hemen girip bakayım dedim. Bakıp okuyunca da beğendim sizlere de anlatayım dedim.  Reklamcılık Vakfı / Vodafone Freezone Çaylak Kampı…
1-21 Temmuz 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek kampa katılım %100 burslu gerçekleşecek. 
Güzel Sanatlar, İletişim Fakülteleri gibi bölümlerde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrenciler, taze mezunlar, kariyerine bu doğrultunda yön vermek isteyen yetenekli çaylaklar katılabilecekler.  Vakfın daha önceki yarışmalarında başarı gösterenler; Çıtır Fikir, Genç Kırmızı ve Kırmızı Kalem Atölye birincileri, portfolyosu ile öne çıkanlara da kapısı açık.
Bu kamp, çaylakları konunun duayenleri ile bir araya getirirken, kariyer hakkında doğru atımlar atmaya, gezme, görme, eğlenme, neşeli, dinamik bir ortamda bulunma şansı kazandırıyor. 
Kamptan sonra, katılımcılar kariyer yönetiminde destek sağlayacak olan Coaching Programına dahil olacaklar.  Monster’ın katkılarıyla oluşturulacak on-line kariyer fuarına katılabilirler. Yetkinliklerinin ilgili yerlere ulaşması sağlanabilir.

Detaylı bilgi için /http://www.rv.org.tr

>Kaçış Planı

>

Bu aralar aklımda hep tatil deniz dinlenme ve hiç bir şey düşünmemek var. Uzaklara gitmek teknolojiden uzak durmak herkesi ardımda, İstanbul’da bırakmak ve mümkünse hiç kimse hakkında hiç bir haber almadan bir süre yaşamak var. Radyo, televizyon, telefon ne var ne yoksa hepsinden sıyrılmak, kaybolmak… Göz alabildiğince mavilere dalıp, derinlerde kaybolmak… Varsın öğrenmeyivereyim asgari ücrete gelen %5,1′lik zammı çok büyük kayıp olmasa gerek…

>Kısacık Bir Hayat Kısacık Bir Armağan

>

Epeydir boşladığım bloguma bir de melodi eklesem ve bu da benim en en sevdiğim şarkı olsa ve ben bu şarkıyı en sevdiğim, en çabuk kaybettiğim Eylül’e göndersem…. Çünkü bugün onun doğum günü o doğum günlerini 4 senedir cennette kutluyor… İyiki doğmuşsun Eylül, senin en sevdiğin şarkı sen gittiğinden bu yana benim en sevdiğim şarkı….